Bitcoin madenciliğinde yenilenebilir enerji kullanım oranı yüzde 54'e ulaştı

Cambridge Üniversitesi'nin Bitcoin Elektrik Tüketim Endeksi'nin yayımladığı yeni rapora göre, küresel Bitcoin madenciliğinde yenilenebilir enerji kullanım oranı yüzde 54'e ulaştı. Bu rakam iki yıl önce yüzde 38 seviyesindeydi. Artışta özellikle Paraguay ve Norveç'teki hidroelektrik kaynaklı madencilik faaliyetleri etkili oldu.
ABD'de Teksas eyaleti, rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesinin fazlasını madencilik operasyonlarına yönlendirerek şebeke dengesini korumaya çalışıyor. ERCOT verilerine göre, madenciler talep tepki programlarına katılarak şebeke aşırı yüklendiğinde operasyonlarını saniyeler içinde durdurabiliyor. Bu esneklik, eyalet yetkilileri tarafından örnek bir model olarak gösteriliyor.
Orta Doğu'da ise doğalgaz yakma (flare gas) kaynaklı enerjiyle çalışan madencilik tesisleri yaygınlaşıyor. Bu yöntem, normalde atmosfere salınacak gazın enerjiye dönüştürülmesini sağlıyor. Analistler bu modelin karbon ayak izini azaltırken ekonomik değer de yarattığını belirtiyor.

Türkiye'de madencilik faaliyetleri elektrik fiyatlarındaki yüksek seyir nedeniyle sınırlı kalmaya devam ediyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, sanayi tarifesi üzerinden yapılan madencilik başvurularını ayrı bir kategoride değerlendirmeye başladı. Sektör temsilcileri, bu düzenlemenin yatırım kararlarını olumsuz etkilediğini savunuyor.
Bitcoin ağının toplam hashrate'i 2026 ortası itibarıyla 720 EH/s seviyesine ulaştı; bu da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22'lik bir artışa işaret ediyor. Enerji verimliliği yüksek yeni nesil ASIC cihazlarının yaygınlaşması bu artışta belirleyici oldu. Bitmain'in yeni S23 serisi, önceki modele göre yüzde 18 daha az enerji tüketiyor.
Çevre örgütleri, yenilenebilir oranındaki artışa rağmen toplam enerji tüketiminin hâlâ yüksek kaldığını vurguluyor. Bitcoin ağının yıllık elektrik tüketimi, orta ölçekli bir ülkenin tüketimine yaklaşıyor. Sektör savunucuları ise madenciliğin şebeke esnekliğine katkı sunduğunu öne sürerek eleştirilere yanıt veriyor.

Piyasa yapısına daha yakından bakıldığında, likidite dağılımının önceki dönemlere göre belirgin şekilde derinleştiği görülüyor. Kurumsal masaların artan katılımı, spread'lerin daralmasına ve emir defterlerinin daha sağlıklı bir görünüm sergilemesine katkı sağlıyor. Bu ortam, kısa vadeli oynaklıkların ani ve derin düşüşlere dönüşmesini engelleyen önemli bir tampon işlevi görüyor.
Zincir üstü verilerin sunduğu bir diğer önemli sinyal, uzun vadeli tutucuların davranış modelinde. Cüzdanlarında 155 günden uzun süredir varlık bulunduran adreslerin oranı, tarihsel olarak önemli dip bölgelerine denk gelen seviyelere yaklaşmış durumda. Bu, satış baskısının önemli bir kısmının pazarlıklarını çoktan tamamlamış olabileceğine işaret ediyor.
Yasal Uyarı
Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir. Kripto varlıklar yüksek risk içerir; yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza göre veriniz.